itrablog

Bay Baybay

leave a comment »

Bir şehri şehir yapan nedir? Meydanları mı? Gökdelenleri mi? Parkları mı? Bahçeleri mi? Anıtları mı? Tarihi mi? Üzerine bestelenen şarkılar, içinde çekilen filmler, yazılan romanlar, yaşanan aşklar mı? Kişi başı geliri mi? Fahişeleri, keşleri, tutunamayanları mı? Üniversiteleri, öğrencileri mi? Peki ya delileri? Hani “yeni dünya düzeni” öncesinde mahallelerin olmazsa olmazı olan, daha sonra nerelere kayboldukları bir türlü anlaşılmayan delileri mi?

Daha somutlaşalım, diyelim ki Lizbon; Lizbon’u Lizbon yapan nedir? O zaman önce Madredeus’un Adoro Lisboa şarkısını, bir Lizbon tutkunu şarkısını dinleyelim:

    Tutkunum Lizbon’a
Kralların hikayeleri vardır Lizbon’da
Denizlerin ve ormanların
Lizbon’da otellerin hikayeleri vardır
Casusların ve savaşların
Kahramanların efsaneleri vardır Lizbon’da
Prenseslerin ve genç kızların
İskelelerin hikayeleri vardır lizbon’da
Fadonun ve jiletlerin

Geleneği vardır Lizbon’un
Eski mahallelerinin
Yazın şarap ve sardalya
Nehrin kıyısında
Zemin katları vardır Lizbon’un
Ve yüksek çatı katları
Ve bunlar alçalır ve yükselirler
Dar merdivenlerle

Tutkunum Lizbon’a
Çok istiyorum seni
Çok seviyorum Belém’in göğünde martıları görmeyi

Tutkunum Lizbon’a
Ve hikayelerine
Ve biliyorum ki
Çok kişide bu böyle

Senhor de Adeus

João Manuel Serra ya da nam-ı değer Senhor de Adeus

O halde hikâyeler önemli bir şehir için… Peki hâlâ yazılıyor mu hikâyeler? Eğer şehir, şehirse elbette, her gün yazılıyor hikâyeler… İşte, Lizbon’da kısa bir süresine kadar her gece yazılmaya devam eden bir hikâye vardı; “Senhor de Adeus”un hikâyesi…

Hadi, yazının hüzünlü havasını biraz yumuşatmak için “Senhor de Adeus”u “Bay Baybay” olarak çevirelim. Bay Baybay, en son anneciğini de kaybedince, yalnızlık canına tak edince bir hayale kapılır: Lizbon’u, Portekiz’in en büyük kentini, herkesin birbirine selam verdiği bir köye çevirme hayali… Bu yüzden her gece, Saldanha’yı, Lizbon’un en kalabalık kavşaklarından birini kendine mesken edinir. Ne mi yapar? Gelen geçen arabalara el sallar, o kadar…

Kısa zamanda Lizbon’da bir fenomene dönüşür Bay Baybay. Ama o arabalara, gelen geçene el sallamayı asla ihmal etmez. Öyle ki, bir gün bir ulusal televizyon kanalının muhabiri kendisi ile mülakat yaparken bile geçenlere el sallamaya devam eder.

Sehor de Adeus'u unutmayanlar

Sehor de Adeus’u unutmayanlar

Bay Baybay, ya da gerçek adıyla João Manuel Serra 2010 yılının sonlarında 79 yaşında hayatını kaybeder. Ölümü Lizbon sakinlerini üzüntüye boğar. Ölüm haberi ana haber bültenlerinde ilk sıralarda verilir. Bir grup, Saldanha’da, Bay Baybay’ın her akşam el salladığı yerde toplanıp geçen arabalara el sallar. Hatta tam o noktaya Bay Baybay’ın bir heykelinin dikilmesini isterler…

Geçen zaman içinde Bay Baybay unutulmaz. Hatıraların yanı sıra şarkılarda da yaşatılmaya devam eder. Mesela, adına bestelenmiş şarkılardan birinde, Portekiz’in en “baba” şarkıcılarından Pedro Abrunhosa, grubu “Havyar Komitesi” ile kaydettiği son albümündeki bir şarkısında Bay Baybay’ı anlatır:

Senhor de Adeus / Bay Baybay / Bay Güle Güle

Bilirim bir yol kenarı vardı
Güneşin yavaşça girdiği
Ve gecikmiş bir akşamüstünün olduğu
Belki yolun sonunda taşlar vardı
Güle güle, güle güle
Melekler geliyor
Cennetin sokaklarını yararak

Caddenin zemini gibiyim
Gölgesi olmayanım
Ne kadar çok insan ayrılıyor hızla
Aslında saklanacak kimse yok
Güle güle, güle güle
Melekler geliyor
Cennetin sokaklarını yararak

Gel, gör beni bu gece
Eğer yalnızlık izin verirse
Bana farları göster
Sonra gel yavaşça
Bana el salla
Yaseminden bir mendil
Bakir bir kucaklama
Benimle birlikte deli ol
Bak içime

Ben ten ve rüyalardan bir heykelim
Saldanha’nın mutlu prensiyim
Göğsünde kırlangıçlar saklanmış
Kalp onu yakalayacak olanındır
Güle güle, güle güle
Melekler geliyor
Cennetin sokaklarını yararak

Şimdi boş meydanda
Bir öpücüğün yarısı kaldı
Bul beni, kimsenin aramadığını
Tejo’dan gelen yeli hissedeni
Güle güle, güle güle
Melekler geliyor
Cennetin sokaklarını yararak

Gel gör beni bu gece
Eğer yalnızlık izin verirse
Bana farları göster
Sonra gel yavaşça
Bana el salla
Yaseminden bir mendil
Bakir bir kucaklama
Benimle birlikte deli ol
Bak içime

O zaman yanıt bu mudur? Bir “delinin” ardından ağıt yakan sakinleri olması mıdır bir şehri şehir yapan?

Bay Baybay için yazılmış bir diğer şarkı: Marco Rodrigues, O Homem do Saldanha

Reklamlar

Written by itrablog

26/01/2014 02:56

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: