itrablog

Posts Tagged ‘Zelig

“Penis envy”

leave a comment »

 

Woody Allen’ın unutulmaz Zelig karakteri

Galatasaray’ın tutkunu olduğum çocukluk yıllarımda, Neuchatel Xamax maçları pek çok kişi gibi benim için de inanılmazdı. Meğer rövanş maçındaki 5-0’lık skor, Galatasaray’ın Avrupa’da aldığı en farklı galibiyetmiş. Bunu, geçen gün bu rekorunu bir İsrail takımını 6-0 yenerek kırınca öğrendim. Galatasaray sanırım yeni teknik direktörü Frank Rijkaard ile iyi işler yapacak, ne de olsa adam Barça’yı çalıştırdı…

Maçta Shabani Nonda üç gol attı ve bunun üzerine tribünler “Shabani Nonda, Shabani Nonda, 30 santimlik yarak var onda” şeklinde tezahürat yaptı. Bunun üzerine çok söz söylenebilir tabi ama ilk duyduğumda aklıma bir sürü şey gelirken bir yandan da güldüm. Ne taraftan bakarsan bak, sonuçta bunun komik bir yanı var. Ama bu sözleri binlerce erkeğin hep bir ağızdan bağırmasnı dinleyince benim ilk aklıma gelen, Woody Allen’ın unutulmaz Zelig karakterinin sözleri oldu: “Freud ‘penis envy’nin sadece kadınlarla sınırlı olduğunu savunuyordu”!

Bunun üzerinden birkaç gün geçmedi ki bir kitapta, “aslında erkeklerde ‘vajina envy’ olduğunu savunan bir yazı okudum. Bunun Shabani Nonda ile ilgisi yok tabii ki…

 

Reklamlar

Written by itrablog

09/08/2009 at 22:38

n'aber? kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,

Zelig

leave a comment »

Woody Allen‘ın 1983 tarihli Zelig filmi üzerine bir yazıya nasıl başlanmalı? Nasıl devam ettirilmeli? Bu film nasıl tanımlanmalı?

Bir “sevgisizlik destanı” mı desek bu filme? Yok, ben vazgeçtim bu film üzerine yazmaktan…

Peki Woody Allen aslında temelde bu kadar acı olan bir konuyu nasıl bu kadar muhteşem bir mizaha dönüştürebilir?… Bunun üzerine biraz düşündüm ve aklıma şu geldi:

Franz Kafka, Oğuz Atay ve Charlie Chaplin, yetkililere bir miktar rüşvet vererek cennetten bir günlüğüne Manhattan adasına gelirler. Edebiyat tarihçilerine göre, cennette üst mercilere yakınlığıyla bilinen Ahmet Hamdi Tanpınar, bu durumdan haberdar olsa da, görmemezlikten gelmiştir. Sinema tarihçileri, edebiyat tarihçilerine bu konuda katılmazlar ve aslında onların, Chaplin’in, söz konusu rüşvet için gereken parayı, öbür tarafta McCarthy’den aldığı tazminatla ödediklerini görmezden geldiklerini savunurlar.

Öyle ya da böyle, üçlü Manhattan adasına gelir ve bir cafe’de Woody Allen ile buluşup eşli king oynarlar. Woody Allen, eline hep iyi kartlar gelse de, üçlüye olan saygısından, onların kozlarına asla işemez. Ancak bilmediği bir şey vardır ki, bu üçlü, onun elindeki kâğıtları görebilmektedir. Bu durum üzerine inceden inceye yapılmaya başlanan espriler sonucu Zelig ortaya çıkar. Film, adı geçen bu dört kişinin eseridir, ancak bunu kimse bilmemektedir.

Written by itrablog

01/03/2009 at 20:56

vizyonda olmayan filmler kategorisinde yayınlandı

Tagged with , ,